17 Mart 2007

Saint Patrick Gunu


Iste Amerikalilar'in eglenceye donusturdugu bir gun daha; Saint Patrick Gunu.
.
Efsaneye gore, Saint Patrick, 5. YY'da hristiyanligi Irlanda'ya ilk kez tanitan ve yayan kisi. 17 Mart 462 yilinda öldüğüne inanildigindan, her yil 17 Mart gunu torenlerle aniliyor.
.
Aslinda bir Irlanda bayrami olan bu gun, Amerika'da ilk kez 1737 yilinda, Boston'da, Irlanda kokenli Amerikalilar tarafindan kutlanmis ve yillar gectikce de butun Amerika'ya yayilmis... Ve Amerika'daki tum ozel gunlerde oldugu gibi, dini ozelligini yitirerek yalnizca cilginca eglenilen ve sabahlara kadar icilen bir bayram haline donusmus. Nitekim bugun, burada da sehir merkezinde yapilan gosterilerle cilginca kutlandi...
.
Iste Pittsburgh'un Aziz Patrick'i:))




Aziz Patrick, hristiyanligi yayarken, "baba, oğul ve kutsal ruh" kavramlarını mecazi anlamda açıklamak için üç yapraklı yonca kullanmış. Bu nedenle bugunun rengi yesil.. Heryer ve herkes yesildi bugun... Ictikleri biralardan, yedikleri yiyeceklere kadar:)) Hatta kirpikleri bile...
.
.



Sehir merkezine vardigimizda, hava -3 derece olmasina ragmen, yuzlerce insan biraraya toplanmis gosterileri bekliyordu...
.
.


Havanin soguguna aldirmayan cilgin bir Amerikali ickiyi fazla kacirmis olacak ki bu vaziyette dolasiyordu:))




Derken gosteriler basladi... Gosterilerde Pittsburgh polis ve itfaiye ekibinin yuruyuslerinin yani sira bolca gayda calan etekli gruplar vardi :))










Iki gun once, bu gune ozel bir guzellik yarismasi yapildi ve iste secilen guzeller...



Gunun dini anlamini unutmayanlar da vardi... Hz. Isa'nin resimleri ve "Isa, Sana guveniyoruz" pankarti esliginde gecislerini yaptilar...




Benim en cok ilgimi ceken; savas yillarindan kalma kiyafetler ve yirtik bayraklarla gecis yapan bu ekip oldu...



Gecen yil kanserden hayatini yitiren belediye baskani da unutulmamisti... Gecen yilki St. Patrick Gunu'nde cekilmis resimleriyle birlikte gecis yapildi...



Yeni Belediye Baskani Luke Ravenstahl'in gecisi de oldukca tantanali oldu... Baskan bolca seker ve yesil kolye dagitti...


Her ne kadar biraz usumus de olsak bugunu ve gosterileri kacirmadigimiza memnun olduk... Cok keyifliydi...



Iste bu da St. Patrick Gunu videosu... Surekli ciglik atan cilgin Amerikalilar, bolca gayda ve Irlanda muzigi esliginde iyi seyirler...

Not: Video ilk izleyisinizde takilabilir ama buyuk ihtimalle ikinci izleyiste sorun cozulecektir...


**Izlemek icin sol kosedeki oku tiklayin...

.

15 Mart 2007

CLEVELAND

Nihayet havalar isindi :)) Artik yavas yavas bahar geliyor... Hava muhalefeti nedeniyle uzun bir sure eve hapsolduktan sonra, bu hafta okullarin da tatil olmasini firsat bilerek, gunubirlik gezi planlari yapmaya basladik. Bunlardan ilki Ohio eyaletinde bulunan Cleveland sehri oldu. Cleveland, Pittsburgh'a 2 saat uzaklikta bulunan ve bence Pittsburgh'a cok benzeyen bir sehir. Yuksek gokdelenler, Amerika'nin bircok sehrinde oldugu gibi, burada da sehir merkezinin sembolu...


Sehrin onemli ozelliklerinden biri Rock'n Roll muziginin dogumyeri olusu, digeri ise Amerikanin en buyuk gollerinden biri olan Erie Golu'nun kiyisinda yer almasi. Ilk duragimiz Rock'n Roll Muzesi oldu...


Muzenin farkli bir mimarisi var ve muzenin etrafinda yuksek sesle surekli Rock'n Roll tarzi sarkilar caliyor...





Ve tabii ki heryerde gitarlar var... Bunlar sanatcilar tarafindan buyuk boyutlarda yapilmis gitar figurleri...


Bunlar da unlu Rockcularin gitarlari... Acikcasi bu muzik turuyle hic ilgilenmedigim icin isimleri pek tanidik gelmedi. (pabucumun rockculariiii...) :))



Ve unlulerin kullandiklari cilgin arabalar... Muzenin tavanina asmislar...


Iste nihayet tanidik bir isim; Bonjovi ve motosikleti...



Bu da Pulp Fiction filminin meshur muzigini yapan Roy Orbison'un 1967 yilindan kalma Chevrolet'i...




Muzede surekli konserler de veriliyormus. Iste Micheal Jackson'un burada verdigi konserde cekilmis bir fotograf...



Muze gezimizi tamamladiktan sonra Erie Golu'nun kiyisina gittik. Erie Golu'nun sadece adi gol, aslinda Marmara Denizi'nden iki kat daha buyuk. Bir ucu Kanada'ya kadar uzaniyor. Gemi trafigi de oldukca yogun. Golun bir kismi buzla kapliydi, uzerinde de bir suru marti vardi...





Gol kiyisindaki parkta piknik yaptiktan sonra artik hava kararmaya basladigindan istemeden de olsa oradan ayrildik...




Son olarak da sehrin unlu alisveris merkezlerinden biri olan Tower City'i dolastik.





Burada da yine Rock'n Roll ve gitarlar vardi...








Bence en ilginci kelebekli olandi...



Cleveland'i gunubirlik bir gezi ile kesfetmis olduk. Oldukca keyifliydi. Havalar artik yavas yavas isiniyor. Baharda her yer bir baska guzel oluyor. Umarim baharda daha bircok sehri gorme firsatimiz olur.

18 Şubat 2007

PITTSBURGH'A KIS GELDI...

Evet iste uzun zamandir siteyi guncelleyememin nedeni: Pittsburgh'a kis geldi... Hem de oyle bir geldi ki hayat felc oldu... Okullar, hatta universiteler bile tatil oldu. Ben hayatimda boyle soguk gormedim...-20 dereceyi gorecegim hic aklima gelmezdi. Bizim buzdolabinin dondurucusu bile -19 derecede, dusunun artik:)) Heryer bembeyaz... Iste bizim sokaktan birkac kare...





Tabii hal boyle olunca evden disari adim atamadik. Ama bugun hava biraz yumusayip, -3'lere dusunce, e bir de indirimler baslayinca kendimizi dogru alisveris merkezine attik. Yolumuzun uzerinde bulunan, daha once sonbahar resimlerini yayinladigim gole de ugramadan gecemedik.. Ama bir de gittik ki ortada gol falan kalmamis... Golun uzeri tamamen donmus ve uzerini de kar kaplayinca ortaya bembeyaz bir goruntu cikmis... Asagidaki fotografta agaclarin hemen altinda aslinda bir gol var...



Golun hemen yan tarafindaki yokusta da kizak kayanlar vardi... Cok neseli gorunuyorlardi. Aslinda bizim de canimiz cekti ama malesef duramadik, cunku ne kizagimiz vardi ne de vaktimiz :))



31 Ocak 2007

SEVIMLI SINCAP II -VIDEO

Daha once burada fotograflarini yayinladigim sevimli sincabi bu kez kameraya cektik... Bu goruntuleri sizinle paylasmadan edemedim... Sincabimizin adi "Burcu"... Niye "Burcu" ben de bilmiyorum, sincabin bahcesinde bulundugu apartmanda oturan arkadasimiz koymus bu ismi :)) Biz de her gittigimizde seviyoruz ve besliyoruz. Aslinda bahcede onlarca sincap var ama hicbiri Burcu gibi yanimiza yaklasmiyor. Arkadasimiz bunu bayagi bir evcillestirmis :)) Izleyin gorun, gercekten cok sevimli bir hayvan...
Not: Video takilirsa bir muddet bekleyip tekrar deneyin.

** Izlemek icin sol kosedeki oku tiklayin

19 Ocak 2007

WASHINGTON

Bir haftalik gezimizin son duragi baskent Washington oldu. Washington'a daha sonra da gitme ihtimalimiz yuksek oldugundan gunu birlik kisa ve hizli bir sehir gezisi yaptik. Aslina bakarsaniz sehri gezmek hic de zor degil. Cunku gormeye deger tum muzeler, anitlar ve beyaz saray birarada... Bir ucta Kongre binasi diger ucta Lincoln Aniti ve ortada sagli sollu tum muzeler ve anitlar dizilmis... Dolayisiyla zaman kaybetmeksizin hizlica bircok yeri gezebiliyorsunuz. Iste gezimize basladigimiz nokta, Kongre Binasi...




Bu fotografi da Kongre Binasi'nin bulundugu noktadan cektik. Iste bu yol uzerinde sagli sollu tum muzeler dizilmis. Karsida gorunen dikilatas da sehrin heryerinden gorunen George Washington Aniti...


Zamanimiz kisitli oldugundan tum muzeleri gezemedik, sadece en cok ilgimizi ceken muzelere zaman ayirdik. Bunlardan ilki "Hava ve Uzay Muzesi"... En uzun sure gezdigimiz muze burasi oldu. Hatta tamamini gezemeden ciktik diyebilirim. Muzede uzay ve havacilikla ilgili akla gelebilecek her turlu sey sergilenmis. Benim en cok ilgimi ceken, tabii ki aya ilk gonderilen Neil Armstrong'un uzay mekigi "Apollo 11" oldu.


Apollo 11 ile ilgili her turlu bilginin ayrintili olarak verilmesinin yani sira "Ay'a yolculuk" ile ilgili 3 boyutlu bir film izledik. Gercekten cok etkileyiciydi, neredeyse aya gitmis kadar olduk...



Zavalli maymunlar uzaya iste boyle gonderiliyormus:))


Gunumuzde kullanilan gercek bir uzay mekigi...



Uzayla ilgili akla gelen en onemli film "Yildiz Savaslari"nin sevimli kahramanlari... Filmde kullanildiktan sonra muzeye hediye edilmisler.




Tabii muzede bolca da simulator mevcut. Bir yolcu gemisinin ucus ani, ucagin kokpitinden gercek gibi canlandirilmis.



Bu arada muzede, hava ve uzayla ne alakasi var bilmiyorum ama, bazi tarihi kisilerin esyalari da sergilenmis... Mesela Lincoln'un 1865 yilindan kalma sapkasi, bayan Lincoln'un elbisesi, Muhammed Ali'nin ve Rocky'nin eldivenleri gibi...





Bunlarin yani sira tarihi buluslar da muzede mevcut.. Iste daha once North Carolina'da maketini gordugumuz Wright Kardesler'in ilk ucus denemesini yaptiklari ucagin orjinali. Bu bolumde surekli olarak ilk ucusun goruntuleri de yayinlaniyor...



Icad edilen ilk fotograf makinesi. Simdi cebimizde tasidigimiz kucucuk fotograf makinelerinin yaninda gulunc kaliyor.




Tarihteki en onemli icadlardan biri.. Edison'un 1879 yilinda icad ettigi ilk ampul...



Iste en ilginc buluslardan biri. Ilk yapay kalp. 1969 yilinda kalp nakli yapilacak bir hastaya gercek kalp nakledilene kadar bu yapay kalp takilmis ve ameliyata kadar toplam 62 saat calismis.



"Hava ve Uzay Muzesin"ndeki gezimizi tamamladiktan sonra "Dogal Tarih" muzesine gittik. Bu muze "Pittsburgh Dogal Tarih Muzesi"ne cok benziyordu. Daha cok doldurulmus hayvanlari sergilemisler.









Ben bu sacakli gorili cok sevdim :))



Buzul cagindan kalma bir balik fosili... Baligin o zamanki hali arkadaki resimde...


Muzenin bana gore en sevimsiz bolumu boceklerin bulundugu bolumdu. Bocekler canliydi ve iki biyolog bu bocekleri ellerine alarak tanitiyorlardi. Ve Serdar da bu bocekleri eline aldi :)) Evet gercekten aldi... Iste fotografi...


Siradan gorunen ufak bir kayanin icinden son derece degerli taslarin cikabilecegini biliyor muydunuz?


Bunlar da islenmis halleri...



Dogal Tarih Muzesi'nin ardindan Botanik Bahcesi'ne de soyle bir ugradik... Orkideler cok hostu..



Gunun sonuna dogru da anitlari hizla turladik... Bu dikilitas "George Washington Aniti"... 168 m yuksekligindeki bu anit sehrin en yuksek yapisi. Soylendigine gore Washington'da bu anittan daha yuksek bir bina insa etmek yasakmis...


Abraham Lincoln Aniti...




II. Dunya Savasi Aniti... 2004 yilinda George W. Bush tarafindan insa ettirilmis.


Ve iste meshur "Beyaz Saray"... Acikcasi filmlerde son derece ihtisamli gorunen Beyaz Saray bizi hayal kirikligina ugratti. Cunku son derece mutevazi bir yapi. Ama yine de ilgincti.


Washington gezimizi Beyaz Saray'da tamamlayip Pittsburgh'a dogru yola koyulduk. Kismet olursa havalar isindiginda tekrar gidip gezmeye firsat bulamadigimiz yerleri de gormeye calisacagiz.