28 Kasım 2007

OHIO PYLE

Gecen hafta sukran gunu nedeniyle Amerika'da okullar da dahil heryer tatildi. Carsamba gunu havanin 20 derece oldugunu ogrenince, sonbahar'da gitmeyi cok istedigimiz ancak bir turlu firsat bulamadigimiz Ohio Pyle'a gittik.



Ohio Pyle, Pittsburgh'a yalnizca 1.5 saat uzaklikta heryerinden siril siril sular akan oldukca yesil bir yer. Icinde iki adet ufak selale var. Bunlardan ilkinin adi "Cucumber Falls" yani "Salatalik Selalesi":))

Digerinin adini bilmiyorum ama Manavgat Selalesi'ne benziyor...




Bu selalenin uzerinde bulundugu nehrin debisi oldukca yuksek ve burada rafting yapiliyor. Serdar simdiden bahara rafting planini yapti bile:))




Ohio Pyle'in en onemli ozelligi mimari acidan oldukca unlu bir evi icinde barindiriyor olmasi... Evin adi "Falling Water"...




"Falling Water" 1936 yilinda Amerikali mimar Frank Lloyd Wright tarafindan, Pittsburgh'un o donemdeki en zengin isadamlarindan biri olan Edgar Kaufmann icin insa edilmis. Evin en onemli ozelligi suyun uzerine insa edilmis olmasi ve bundan 70 yil onceki teknolojiyle oldukca ustaca yapilmis olmasi... "Falling Water" bu ozelligiyle yalnizca Amerika'da degil butun dunyada meshur. Turkiye'deki mimarlik fakultelerinde okutulan kitaplarda da adi gecen bu unlu evde su anda yasayan kimse yok.





Falling Water'i gordukten sonra agaclarin altinda oturup birseyler yedik ve siril siril akan suyun sesini dinledik...


Her ne kadar agaclar buyuk olcude yapraklarini dokmus olsalar da cok begendik Ohio Pyle'i ve baharda yeniden gorusmek uzere sozlestik kendisiyle:))

24 Kasım 2007

LIGHT UP NIGHT II

Gectigimiz hafta, gecen yil da katildigimiz Pittsburgh'un geleneksel "Light Up Night" Festivali'ne katildik. Ancak hava oldukca soguk oldugundan yalnizca 1 saat kalabildik.


Festival gecen yilkinin nerdeyse birebir aynisiydi. Sehir merkezinde gerceklestirildi ve bircok konser vardi. Yine adim basi dev cam agaclari yerlestirilmisti ve her yer isil isildi.


Amerika'nin yeni yil klasigi buz pateni yine Amerikalilarin favorisiydi. Serdarla birlikte birkac arkadasimiz da kaymaya niyetlendi ama sirada bekleyen cok kisi oldugundan bu isteklerini gerceklestiremediler.


Festivalin en sevdigim kismi ortaokul ve lise ogrencileri arasinda yapilan pastadan ev yarismasina katilan pastalar. Tabii sadece ev yapmakla kalmamislar kuleler, koyler hatta stadlar yapmislar. Hepsi cok sirin ve istah acici gorunuyordu...





Festival gecen yil oldugu gibi yine havai fisek gosterisiyle son buldu...

29 Ekim 2007

PITTSBURGH'DA SON SONBAHAR

Pittsburgh'da gecirdigimiz ikinci ve son sonbahar en az bir onceki kadar guzeldi. Gecen hafta Turkiye'den gelen arkadasimizla birlikte yazdan kalan son gunlerin tadini cikarmaya calistik. Bu arada Pittsburgh'un rengi de yesilden sariya, kirmiziya ve turuncuya donmeye basladi bile...
.



Pazar gunu havanin neredeyse 30 derecelerde olmasini firsat bilerek her mevsim ayri guzel olan golde solugu aldik...










Tabii piknik yapmayi da ihmal etmedik:))





Gunbatimina kadar golun tadini cikardiktan sonra evimizin yolunu tuttuk...




Ertesi gun arkadasimizi yazin da gittigimiz Niagara Selalesi'ne goturduk. Niagara yine muhtesemdi...



Yine bot gezisine katildik ve selalenin altinda bir guzel islandik:)))


Onceki gidisimizde zaman yetmediginden selalenin "Ruzgar Magarasi" denilen kismina gidememistik. Bu kez gittik... Selalenin tam altina kadar yuruyerek gidip yine sirilsiklam olduk:))




Gokkusagini daha yakindan gorduk....



Yine onceki gidisimizde yetistiremedigimiz "Akvaryum"u gezme firsati bulabildik... Ilk girisimizde karsilastigimiz penguenler cok sevimliydi...




Bilindik baliklarin yanisira cok degisik guzellikte baliklar mevcuttu...




Gunun son deniz aslani şovunu da kil payi yakalayabildik... Sevimli deniz aslani butun maharetlerini sergiledi...



Gunun sonuna dogru selalenin diger ucuna dogru yuruduk ve gunesi orada batirdik... Yuruyus yolumuz da yine rengarenkti...


Gecen haftanin ardindan havalar oldukca sogudu... Artik yavas yavas kis geliyor...Umarim gecen seneki kadar soguk bir kis gecirmeyiz... Ve umarim Turkiye icin bol karli bir kis olur...

29 Eylül 2007

BALTIMORE VE WASHINGTON

Gectigimiz ay gerceklestirdigimiz son gezi Baltimore ve Washington gezisi oldu. Aslinda hedef, bizim daha once gezmis oldugumuz Washington'u misafirlerimize gezdirmekti. Ama oraya kadar gitmisken Washington'a sadece iki saat mesafede olan Baltimore'u da gorelim istedik.



Baltimore, okyanus kenarinda yer alan kucuk ve sirin bir sehir.
.
.





.


.
.
Sehir merkezinin ortasindaki bu ilginc bina 2000'lerin basina kadar kullanimda olan bir elektrik santrali. Simdilerde Amerika'nin en buyuk kitapcisi "Barnes&Noble" hizmet veriyor bu buyuk binada...
..




.
Baltimore'a gitmemizin en onemli nedeni, dunyadaki en iyi akvaryumlarin icinde ilk onda yer alan "Ulusal Akvaryum"un bu sehirde olmasiydi. Akvaryum icinde cok cesitli baliklari ve deniz hayvanlarini barindiriyor.

.
.




. .

Baliklardan en ilginci bence kopek baligiydi. Kocaman kopek baliklarini bir kareye sigdirmak imkansiz... Ne kadar korkunc gorunuyor degil mi?
.
.

.

Akvaryum'da deniz hayvanlarinin yani sira baska hayvanlar da mevcut. Buyukce bir bolumu de kurbagalara ayirmislar. Birbirinden ilginc kurbagalarin icinde en komigi bu ciftti bence:)) Nasil da mutlu bakiyorlar birbirlerine:))

.

.

Ayrica buyuk bir botanik bahcesinin icinde cesitli kuslar da sergileniyor...

.

Akvaryum gezimizin en guzel kismi yunus gosterilerini isledigimiz bolumdu. 30 dakika kadar suren gosteride, uc sevimli yunus tum maharetlerini sergilediler...

.

.

En cok alkis alan bolum yunuslardan birinin tavandaki topa dokundugu andi...
.

.

Yunus gosterilerini izledikten sonra akvaryumdaki gezimizi tamamlayip Washington'a dogru yola koyulduk. (Washington'a daha once gittigimizden fotograflari yeniden yayinlamiyorum. Gormek isteyenler buraya tiklayarak gorebilir.)

Bu aralar yazdan kalan son gunleri yasiyoruz. Amerika'daki ilk ve buyuk ihtimalle son yazimizi oldukca iyi degerlendirdigimizi dusunuyorum. Onumuzdeki kis birkac gezi planimiz daha var. Umarim gerceklestirebiliriz...