12 Ocak 2008

RON MUECK SERGISI

Gectigimiz 1 ay somestr tatilinde olmamiza ragmen hava kosullarindan dolayi hicbir yere gidemedik. Aslinda birkac gezi planimiz vardi ama soguk havada keyif almayacagimizi dusunerek, planlarimizi bahara erteledik. Bu arada biraz da kultur-sanat faaliyetlerine zaman ayiralim dedik:)) Su aralar Pittsburgh'da birkac unlu sergi var. Bunlardan ozellikle ikisini cok merak ediyordum. Bunlardan ilki dunyaca unlu heykeltras Ron Mueck'un fiberglas ve silikondan yaptigi heykel sergisiydi.
.
Ron Mueck Avusturya dogumlu fakat Ingiltere'de yasamini surduren bir sanatci. Kariyerinin ilk yillarinda profosyonel kukla yapimciligi ve oynaticiligi ile ugrasmis hatta bir donem unlu televizyon programi Muppet Show'un ekibinde yer almis. Babasinin olumu uzerine yaptigi ilk heykel "Ölü Baba"da kendi sac tellerini kullanmis oldukca ilginc bir sanatci.
.
Ron Mueck'un en unlu eserlerinden biri kendi portresini yaptigi buyuk boyutlu heykel. "Maske" seklindeki heykel o kadar gercekci ki izlerken sanki birden gozlerini acacakmis hissini uyandiriyor.
.
.

.
.
Heykelin boyutunu bu resimden anlayabilirsiniz... (Fotograftaki ben degilim:))
.

.

Bir diger maske de zenci kadininkiydi...

.

.

Heykellerin bir kismi oldukca buyuk boyutlarda bazilari ise minyatur heykeller. Mueck'in "Bottaki Adam" adini verdigi heykel, minyatur olanlardan...

.
.


.
Adamin yuzundeki endise ifadesi ne kadar guzel verilmis degil mi??
.


.
Bir diger minyatur heykel asagidaki mutsuz ciftin heykeliydi... Adamin kollarindaki tuyleri bile gerceginden ayirt etmek o kadar zor ki...
.

.

Bu fotograftan boyutlarini tahmin edebilirsiniz...

.

.
"Vahsi Adam" heykeli dev boyutlardaydi... Korku dolu gozlerle bakiyordu...

.

.
Iste benim en etkilendigim heykel... Huzunlu bakislarla yatan dev boyutlardaki kadin heykeli... Kadini izlerken kavram kargasasina dustuk.... O kadar gercekciydi ki o mu buyuk biz mi kucuguz karistirdik bir an:))
.
.

.

Son heykel de oldukca enteresan... Devasa boyutlardaki "Yeni Dogmus Bebek" heykeli. O kadar "yeni" dogmus ki gobek kordonu bile yerinde duruyor.

.

.
Saclari bile gercek gibi...


Sergi bize gercekten cok ilginc geldi. Haftaya da gidebilirsek, yine kisa sureligine Pittsburgh'da sergilenen "Bodies" sergisine gitmeyi planliyoruz...

01 Ocak 2008

NICE MUTLU YILLARA...

Dun gece sehir merkezinde yapilan gosteriler esliginde Pittsburgh'daki son yilimiza girdik. Gosteriler havanin kararmasiyla birlikte basladi. Sehir merkezi 2007'nin son saatlerinde oldukca hareketliydi. Cesitli konserler, stand-up, dans ve sihirbazlik gosterilerinin ardindan bir rock grubunun konseri esliginde havai fiseklerle 2008'e girildi.
.
Bu vesile ile herkesin yeni yilini en icten dileklerimizle kutluyoruz. 2008 hepinize saglik, mutluluk ve huzur getirsin...
.

05 Aralık 2007

PITTSBURGH'DA KIŞ ...

Cocuklugumdan beri, soguk bir kis sabahinda perdeyi acip heryerin karla kaplandigini gormek cok mutlu etmistir beni. Belki o zamanlar okulun tatil olacagini ve butun gun kartopu oynayabilecegimi dusunup mutlu oluyordum, bilemiyorum :))
.
Bugun de aynen oyle oldu iste... Perdeyi acip da bembeyaz ortuyu gormek beni cok mutlu etti...



.
.
Ilk firsatta fotograf makinami kapip disari ciktim... Lapa lapa yagan karin altinda yurumek cok keyifli oldu benim icin... Dolasirken de biraz fotograf cektim...
.




.
.
"Pittsburgh'un ilkbahar ve sonbahar fotograflarini yayinladim, kışını da yayinlayayim bari" diye dusundum sonra da...
.
.




.




.

.

Tek temennim en kisa surede Turkiye'ye de bol bol kar yagmasi... Insallah bu kareleri en kisa surede ulkemizde de goruruz...

28 Kasım 2007

OHIO PYLE

Gecen hafta sukran gunu nedeniyle Amerika'da okullar da dahil heryer tatildi. Carsamba gunu havanin 20 derece oldugunu ogrenince, sonbahar'da gitmeyi cok istedigimiz ancak bir turlu firsat bulamadigimiz Ohio Pyle'a gittik.



Ohio Pyle, Pittsburgh'a yalnizca 1.5 saat uzaklikta heryerinden siril siril sular akan oldukca yesil bir yer. Icinde iki adet ufak selale var. Bunlardan ilkinin adi "Cucumber Falls" yani "Salatalik Selalesi":))

Digerinin adini bilmiyorum ama Manavgat Selalesi'ne benziyor...




Bu selalenin uzerinde bulundugu nehrin debisi oldukca yuksek ve burada rafting yapiliyor. Serdar simdiden bahara rafting planini yapti bile:))




Ohio Pyle'in en onemli ozelligi mimari acidan oldukca unlu bir evi icinde barindiriyor olmasi... Evin adi "Falling Water"...




"Falling Water" 1936 yilinda Amerikali mimar Frank Lloyd Wright tarafindan, Pittsburgh'un o donemdeki en zengin isadamlarindan biri olan Edgar Kaufmann icin insa edilmis. Evin en onemli ozelligi suyun uzerine insa edilmis olmasi ve bundan 70 yil onceki teknolojiyle oldukca ustaca yapilmis olmasi... "Falling Water" bu ozelligiyle yalnizca Amerika'da degil butun dunyada meshur. Turkiye'deki mimarlik fakultelerinde okutulan kitaplarda da adi gecen bu unlu evde su anda yasayan kimse yok.





Falling Water'i gordukten sonra agaclarin altinda oturup birseyler yedik ve siril siril akan suyun sesini dinledik...


Her ne kadar agaclar buyuk olcude yapraklarini dokmus olsalar da cok begendik Ohio Pyle'i ve baharda yeniden gorusmek uzere sozlestik kendisiyle:))

24 Kasım 2007

LIGHT UP NIGHT II

Gectigimiz hafta, gecen yil da katildigimiz Pittsburgh'un geleneksel "Light Up Night" Festivali'ne katildik. Ancak hava oldukca soguk oldugundan yalnizca 1 saat kalabildik.


Festival gecen yilkinin nerdeyse birebir aynisiydi. Sehir merkezinde gerceklestirildi ve bircok konser vardi. Yine adim basi dev cam agaclari yerlestirilmisti ve her yer isil isildi.


Amerika'nin yeni yil klasigi buz pateni yine Amerikalilarin favorisiydi. Serdarla birlikte birkac arkadasimiz da kaymaya niyetlendi ama sirada bekleyen cok kisi oldugundan bu isteklerini gerceklestiremediler.


Festivalin en sevdigim kismi ortaokul ve lise ogrencileri arasinda yapilan pastadan ev yarismasina katilan pastalar. Tabii sadece ev yapmakla kalmamislar kuleler, koyler hatta stadlar yapmislar. Hepsi cok sirin ve istah acici gorunuyordu...





Festival gecen yil oldugu gibi yine havai fisek gosterisiyle son buldu...

29 Ekim 2007

PITTSBURGH'DA SON SONBAHAR

Pittsburgh'da gecirdigimiz ikinci ve son sonbahar en az bir onceki kadar guzeldi. Gecen hafta Turkiye'den gelen arkadasimizla birlikte yazdan kalan son gunlerin tadini cikarmaya calistik. Bu arada Pittsburgh'un rengi de yesilden sariya, kirmiziya ve turuncuya donmeye basladi bile...
.



Pazar gunu havanin neredeyse 30 derecelerde olmasini firsat bilerek her mevsim ayri guzel olan golde solugu aldik...










Tabii piknik yapmayi da ihmal etmedik:))





Gunbatimina kadar golun tadini cikardiktan sonra evimizin yolunu tuttuk...




Ertesi gun arkadasimizi yazin da gittigimiz Niagara Selalesi'ne goturduk. Niagara yine muhtesemdi...



Yine bot gezisine katildik ve selalenin altinda bir guzel islandik:)))


Onceki gidisimizde zaman yetmediginden selalenin "Ruzgar Magarasi" denilen kismina gidememistik. Bu kez gittik... Selalenin tam altina kadar yuruyerek gidip yine sirilsiklam olduk:))




Gokkusagini daha yakindan gorduk....



Yine onceki gidisimizde yetistiremedigimiz "Akvaryum"u gezme firsati bulabildik... Ilk girisimizde karsilastigimiz penguenler cok sevimliydi...




Bilindik baliklarin yanisira cok degisik guzellikte baliklar mevcuttu...




Gunun son deniz aslani şovunu da kil payi yakalayabildik... Sevimli deniz aslani butun maharetlerini sergiledi...



Gunun sonuna dogru selalenin diger ucuna dogru yuruduk ve gunesi orada batirdik... Yuruyus yolumuz da yine rengarenkti...


Gecen haftanin ardindan havalar oldukca sogudu... Artik yavas yavas kis geliyor...Umarim gecen seneki kadar soguk bir kis gecirmeyiz... Ve umarim Turkiye icin bol karli bir kis olur...